O işi yarın yaparım

Yazdır PDF

O işi yarın yaparım...

Bugün yapmamızın daha iyi olduğunu bildiğimiz işleri yarına bırakmanın bizi işi başından aşkın mutsuz birer bireye dönüştürdüğünü defalarca gördüm.

O işin yavaşlamasına sebep olan her ne ise mutlaka hızlı ve kesin bir çözüm alternatifi geliştirmeli ve doğrudan sonuca ulaşılmalıdır. İşler üçüncü parti firmalar veya kişiler tarafından haklı sebepler ile yavaş bir şekilde yapılıyorsa bile bunun sorumlusu her zaman o işin sahibidir. Bahaneler hiçbir şekilde kabul edilemez.

İşi yavaşlatan temel unsurlardan birisi; yaptığımız tüm işlerde en iyisi olmak gibi rasyonel olmayan bir düşünceden kaynaklanıyor olabilir. Yaptığımız işleri ilk seferinde mükemmel olacak diye bir şart yok sorunu en kısa yoldan çözüp, aksayan tarafları daha sonra düzeltmek gibi bir seçeneğimiz de var.

İşin yavaşlamasına sebep olan unsurlardan ikincisi ise fazla iş yükü olabilir. Üzerinizde fazla iş yükü olduğunu düşünebilir ve bunun için birçok işi geri plana atıp sizin için daha kolay ve yapılması daha zevkli olan işlere öncelik verebilirsiniz. Ama burada asıl önemli olan konu sizin hoşunuza giden konular yerine yapmanız gerekenleri ne kadar yaptığınız ile ilgilidir. Fazla iş yükünüz varsa işinizin bir kısmını delege etmek veya işi baştan almamak gibi seçenekleri değerlendirmeli ama öncesinde o işi yapıp yapamayacağınızı net olarak tartmalısınız.

Eğer gün içinde aşağıdaki cümlelerden en az birini kullanıyorsanız o işi yapmak için kesinlikle iyi bir vaktiniz vardır. Sadece o an canınız istemiyordur ve sadece daha eğlenceli şeylere yönelmek istiyorsunuzdur.

“Havamda olayım, öyle yapacağım.”

“Canım şimdi yapmak istemiyor.”

“Yarın yaparım.”

Bazı işleri yerine getirmek için kendinizi havanızda hissedeceğiniz ve işi bu şekilde daha kolayca çözüme kavuşturacağınız zamanlar olabilir. Fakat bu her zaman böyle olacak diye bir şart yok! Şimdi kalkın ve işinizin başına oturun. Akla yatkın bir süre içinde havanıza girecek olsanız bile o vakte kadar biriken işler yüzünden ortaya çıkacak zararlar çok daha fazla olabilir.

Kendine “Sözde işler” yaratmak ise işi ağırdan almanın en ölümcül unsurlarından birisidir. Uzun vadede gerçek kazanç elde etmek için kısa vadede rahatsızlık çekmeye hazır olmayabilirsiniz. Daha kolay ve daha ilginç işlerle uğraşarak bu tatsız durumu ortaya çıkarmamış olabilirsiniz.

Aynı  anda iki işi birden yapamayacağınız için, daha acil ancak hoş olmayan işi yerine getirmekten kolayca sıyrılırsınız. Çok çalıştığınızı düşünür ama asıl yapmanız gereken konulardan uzaklaşırsınız.  Örneğin yarın teslim etmeniz gereken bir ödevinizi yapmak yerine önce masanızı sonra odanızı toplayabilir. Bu noktada iç sesiniz mantıklı şu cümleyi size kurmakla meşgul olabilir. “dağınık odada nasıl çalışabilirim ki?” Daha sonra odayı toplarken çok yoruldum tv de bir bölüm dizi izlerken dinlerim diyebilirsiniz. Diziden sonra internette maillerinizi okuyup beğendiğiniz videoları arkdaşlarınıza iletebilir ama bu arada ödevinizde tek bir satır bile ilerleyememiş olabilirsiniz. İşte bu görüp görebileceğiniz en temel iş yavaşlatma süreci.

Peki bundan nasıl kurtuluruz?

İşimi yaparken bir sonuca varmak için tatsız bir çok konunun ortaya çıkmasını önlemeyi kesinlik tercih ederdim. Fakat hedeflerime ulaşmak istediğimde karşıma hoşuma gitmeyen ve kaçınamadığım bir çok konu ortaya çıkacak.  Hoşlanayım ya da hoşlanmayım bu koşullara katlanabildiğim açıkça ortada! sadece daha kolay olanlar daha çekici geliyor.  İstediğimi elde edebilmek için planlar yaptığım ve bunlar için çabaladığım sürece istediklerimi elde edebilmek için şu an yaşadığım rahatsızlıklara katlanabilirim demek gerekiyor.

Angarya işler, rahatsız edici durumlar için sızlanıp durmak işi ağırdan alma eğiliminizi güçlendirir.  Hemen eyleme geçmek işi ağırdan almanızı engeller.

Siz eyleme geçmeye karar vermiş olabilirsiniz ama beyninizin bir tarafı “Eyleme geçeceğim ama çok fazla iş var! kim uğraşacak bu kadar işle! yarın yaparım şimdi yorgunum” diyebilir. Bu noktada kendinizle “beş dakika” anlaşmasını yapın. İlk beş dakika tüm dikkatinizi işin kendisine verin, bu beş dakikanın sonunda durumunuzu gözden geçirin büyük ihtimalle canınız hala o işi yapmak istemiyor olacak ama kendinizle bir beş dakika anlaşması daha yapın ve işlerinizi ufak parçalar halinde bile olsa bitirin. İşin başlangıç aşamasında düzene girmek oldukça zordur. Ama hiç başlamazsanız bir düzene de giremezsiniz.

Tam bu esnada şunu düşünüyor olabilirsiniz. “Fakat bu iş çok karmaşık ve çok büyük daha sakin bir kafa ile düşünmeliyim!!!  Şu anda yeni bir işten çıktım bu karmaşık işi yaparken rahat olmalıyım!!!”

Karmaşık bir işi yapmak için sakin ve rahat olmanızı söyleyen bir evrensel kanun olduğunu zannetmiyorum. Karmaşık işler doğası gereği zaten rahat değillerdir. İşi yapıp deneyim kazandıkça aslında işin o kadar da zor olmadığını siz de göreceksiniz. Bu işi şu an için tatsız zor ve stresli bu konuda haklısınız ama bu işi erteyebileceğiniz anlamına gelmiyor.

İç sesiniz size şunu da telkin ediyor olabilir. “Tamam işi yapacağım ama önce işin doğru şekilde sonuçlanacağından ve bu işi yapabileceğimden emin olmalıyım. “

Size tek bir cevabım var denemeden ve o işi sonuçlandırmadan bu durumunuzu nasıl bileceksiniz. Bu tıpkı sürücü koltuğuna oturup kafanızda altenatif rotalar çizip muhtemel kaza durumlarını düşünerek saatler geçirmenize ama hala garajdan dışarı çıkamadığınız anlamına gelir. Gideceğiniz yeri belirleyin; aracı garajdan çıkarın; tabelalar ve trafik kurallarına uyun ve hedefinize ulaşın yola çıkmadan neyi yapıp neyi yapamayacağınızı bilmenize imkan yok!

Sonuç olarak işi ağırdan almanızı haklı gösterecek hiçbir neden yok! Boşu boşuna kendizi kandırmaya devam etmeyin. Hemen eyleme geçip işe başlamak yapıp yapabileceğiniz en akıllıca hareket olacaktır.



Paylaş
Digg! Reddit! Del.icio.us! Google! Live! Facebook! StumbleUpon! Yahoo! Joomla Portal